butun ortamlarda ezik takilmak

kaybedenler kulübünün vazgeçilmez ası olan sevgiye muhtaç bireylerde, tarifi zor olan bir dikkat çekme ritüeli vardır. her ortamda platonik takılacak, gözler dalıp gidecek, ve biri gelip onu bu sahte yalnızlığından kurtaracak.
ve sonra hayattan yediği kazıkları hiç utanmadan anlatacak, sistemin çarklarından bahsedecek, kapital düzenin cenderesine karşı bireylerin nasıl savunmasız olduğundan dem vuracak.

var böyleleri, takıldığım elit ortamlarda, hiç istemesemde bu şahıslara rastlıyorum, küfür ediyorum, dayak atıyorum. nedir ulan sizin derdiniz?
ilgi çekmek için bu haltları yemekten hiç mi haya etmezsiniz?
istersiniz ki bütün gözler sizin üzerinizde olsun ve herkes sizden konuşsun, heykeliniz dikilsin, ve hatta bu heykelin kafasına bir kuş bile sıçmaktan imtina etsin.

yazık lan size, baskı ve zehirli terbiye sizin mayanız. bazen sizi doğru yola getireyim, bir geneleve götüreyim diyorum. korkuyorum lan, kadına beni rezil edeceğinizden.
sen işini yapmakla mükellef o kadına, ''nasıl düştün'' sorusunu soran angutsun, farkındayım bunun.
anın tadını çıkaracağına, bünyene öyle bir yük yüklersinki, bilmeyen, sana vahiy geldiğini zanneder.

toplu tasima araclarinda gazete okumak

bastırılmış duygularının ateşiyle yanıp kavrulmasından mütevellit içindeki köhnemiş ufak çocuğu meşgul etmek isteyen, fakat bu tarzı ile yanında oturanlara, yolculuk bitene kadar türlü türlü ızdırabı ve elemi yaşatan, düşüncesiz tipin uğraşı.

''nereden çıktı şimdi bu'' diye hemen klavyesinin başına kurulup, dur ben şuna bir ayar vereyim hevesli arkadaşlar olacaktır, olmalıdır.
efendim, yabancı neşriyatları okuyanlar bilir, gazeteler tabloid boydadır, ve okurken, daha doğrusu gazetelerin sayfalarını karıştırırken diğer bireyler rahatsız edilmez.
fakat bizde çıkan gazeteler maşallah, 1 metrekarelik bir yüzölçümüne sahip.
yani zul, yani diğer kişilere ızdırap.

zaten otobüste ağız tadıyla bir şeyler okunmaz kardeşim, okumaya çalışan insan art niyetlidir, genelde bu eylemi erkekler yaptığı için şöyle bir sonuca varabiliriz, derdi entel gözüküp, otobüs güzellerini ağına düşürmektir.
hee paşam kız tavlayacak diye, bizi de rahatsız etmekten utanmaz, sanki ben o devasa gazetenin altından canhıraş bir şekilde kurtulmaya çalışmak zorundayım.
ayıptır, günahtır.

kandil gecelerini ibadet yapmadan gecirmek

kandil geceleri formatı gereği, gecesini ihya edenler için, meyvesini alacağı, kişinin öbür tarafta yan gelip yatması için müjdelerle dolu günlerdir.
fakat gelin görün ki bu gecelerin değerini anlamayan, müjdelerle anılmış bu günleri
ibadet etmek yerine, uyku ile geçirenler ülkemizde mevcut. sözüm ''elhamdülillah müslamanım'' diyenlere.

düşünün dün gece yani kadir gecesi bin aydan hayırlı bir gece, bireyler için cennet kapısını aralaması için ayağına kadar gelmiş bir fırsattı. ulan dün gece adam gibi bir takva ile 80 yılı kurtarıyordun, o derece.
fakat bu gecelerin değerini anlamak konusunda karşımızda asimile olmuş bir gençlik var,
popüler kültürün ağına düşmüş bu özenti tipler için, aykırı olmak adına hiçbir mübarek gün önemli değildir.
lan insan kalkar, biraz dua eder, seni msn mi kurtaracak, diziler mi sana şefaat edecek lan? hiç mi insanın içinde, az bir şey ölüm korkusu olmaz?

eren

ermiş, evliyaların mezarlarının konulduğu yer.

fragmatizm

parçacılık da denen ve ilk kez 20. yüzyıl başlarında italyan yazar soffici’nin başlattığı; gerçekten alınmış kısa kısa parçaların, enstantanelerin en belirgin özelliğini oluşturduğu akım.

anais nin

eserlerinde erotizmi işleyen, cam fanus altında, albatrosun çocukları, elena gibi eserlere imza atmış olan abd’li kadın yazar.

nayiha

eskiden ücret karşılığı ölünün arkasından ağlayan kadınlara verilen ad.

sinerama

mercekleri 27 mm aralıklı üç ayrı alıcının yan yana birleştirilip eşlemeli olarak çalıştırılmasıyla ortaya çıkan bir geniş perde ve üç boyutlu sinema tekniği.

jomo kenyatta

kenya devleti' nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı olan devlet adamı.

mazet

avda hiçbir şey öldüremeyen yada tutamayan avcıya verilen ad.

liser

trabzon ilinde, maçka yakınlarında bir yayla.

ozalit

yüzeyi ışığa karşı duyarlı bir madde ile kaplı kağıt üzerine, kalıptan çekilmiş resim kopyası.

terekeme

türkmenler arasında oynanan bir halk oyunu.

mu

kıl, tüy manasına gelen ve bulmacalarda çokca çıkan kelime.

vajina

kokona kukusu.

her seye ozenti yaftasi yapistirmak

<bkz: yarası olan gocunur>

kizlari da alin askere

- kızları da alın askere yahu.
+ tamam sen bacını önden gönder hafızz.

penis

zengin aleti.

malatya da askerlerin sehit olmasina sevinenlere linc girisimi

tecavüz edilseydi, daha güzel olurdu dediğim hadise.

taharet pozisyonu

iki gündür yazdığım bu klonda, diyalogları ile beni güldürmeyi başarmış yazar.
bu ve bunun gibi yazarlar sözlük için, sözlüğün devamı için çok büyük bir ehemmiyete sahiptirler.